Kurumsal yapay zekâ tartışmaları yıllardır modellere; kıyaslamalara, sıralamalara ve hangi sistemin daha akıllı olduğuna odaklanıyor. Ancak temel modeller geliştikçe ve yetenekleri birbirine yaklaştıkça şirketler, yapay zekâyı büyük ölçekte kullanmanın maliyetine ve modelleri çevreleyen sistemlere daha fazla önem veriyor.
Makalede “harness” olarak tanımlanan bu sistemler; bağlam, kurumsal araçlara ve verilere erişim, bellek, denetimler ve güvenlik önlemleri sağlıyor. Makaleye göre, aynı modeli kullanan iki kuruluşun sonuçları, çevresindeki bu unsurların tutarlı ve yararlı işleri ne kadar desteklediğine bağlı olarak farklılaşabiliyor.
Makale ayrıca “loop” kavramını, denetimli bir iş birimi olarak açıklıyor. Yapay zekâ sistemi tek bir isteme yanıt vermek yerine bir hedef doğrultusunda çalışıyor, ilerlemeyi kontrol ediyor, gerektiğinde hataları düzeltiyor ve hedefe ulaşıldığında duruyor. Bu süreçte oluşan kayıtlar, kuruluşların sonuçları değerlendirmesine ve zaman içinde iş akışlarını iyileştirmesine yardımcı olabiliyor.
Farklı işlevler ve düzenlemeye tabi ortamlar farklı araçlara, verilere ve iş akışlarına ihtiyaç duyduğundan, kuruluşların birden fazla harness kullanması gerekebilir. Bir orkestrasyon katmanı görevleri uygun sisteme yönlendirebilir, sistemler arasındaki işleri koordine edebilir ve insan denetiminin ne zaman gerekli olduğunu belirleyebilir.
Makaleye göre yönetim ve güvence; yetkilendirme denetimleri, maliyet izleme, değerlendirme, denetim hizmetleri, gözlemlenebilirlik ve risk yönetimi gibi alanları kapsamalı. Bu yetenekler; modeller, veriler ve bilgi işlem altyapısıyla birlikte, denetimli bir yapay zekâ çalışma ortamı oluşturuyor. Makale, avantajın gerçek iş ortamlarında yapay zekâyı kullanışlı, hesap verebilir ve ekonomik açıdan sürdürülebilir kılma becerisine kaydığını savunuyor.
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.