EU AI Act kapsamındaki şeffaflık gereklilikleri yürürlüğe girerken kuruluşlar, yapay zekâ kullanımını nasıl denetlediklerini gösterme baskısıyla karşı karşıya. Soniya Bopache’ın TechRadar Pro Perspectives’ta yayımlanan yazısına göre yalnızca iletişimleri izlemek yeterli değil; şirketlerin risklerin nasıl belirlendiğini, incelendiğini ve üst kademelere aktarıldığını da göstermesi gerekiyor.
Yazı, uyum ekiplerinin ilgili bilgilere çoğu zaman sahip olduğunu, ancak bu bilgilerin iletişim platformları, gözetim iş akışları ve soruşturma kayıtları arasında dağılmış olabileceğini söylüyor. Bu parçalanma, düzenleyiciler bir sürecin nasıl işlediğine dair kanıt istediğinde kararları yeniden oluşturmayı ve kanıt sunmayı zorlaştırabiliyor.
Bopache, dünya genelindeki kuruluşların %55’inin temel yapay zekâ politikalarına, eğitimlere ve inceleme adımlarına sahip olduğunu; %19’unun ise ne olduğunu kanıtlamak için gereken günlük kaydı, saklama, tespit ve puanlama kontrollerini bulundurduğunu belirten bir araştırmaya atıfta bulunuyor. Yazı, bu açığı soruşturmaların uzaması ve ek manuel doğrulama ihtiyacıyla ilişkilendiriyor.
Yazı, iletişim gözetiminin uyarıları, incelemeleri, soruşturmaları, kararları ve saklanan kayıtları açık bir kanıt zincirinde birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Yazıya göre düzenleyiciler belirli bir sistem mimarisi öngörmeyebilir, ancak denetimin etkili, tekrarlanabilir ve savunulabilir olmasını bekler.
Makale, gözetimi daha kapsamlı bir iletişim yönetimi ve düzenleyici hazırlık yaklaşımının parçası olarak ele alıyor. Temel mesajı, kuruluşların bir talep geldikten sonra yalnızca bilgiyi bulmakla kalmayıp denetimin zaman içinde nasıl işlediğini de gösterebilmesi gerektiği.
Yazı, TechRadar Pro Perspectives kapsamında yayımlandı. TechRadar, görüşlerin yazara ait olduğunu ve TechRadar Pro’nun veya Future plc’nin görüşlerini yansıtmayabileceğini belirtiyor.
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.