TechRadar yazarı Marie Aiello’ya göre, yapay zekâ (AI) ajanları daha fazla görevi ve kararı üstlendikçe şirketlerin bu sistemlerin birlikte nasıl çalışacağını dikkatle düşünmesi gerekiyor.
AI araçları hâlihazırda kitleleri analiz edebiliyor, pazarlama içeriği oluşturup uyarlayabiliyor, içeriği gerekliliklere göre denetleyebiliyor ve sonuçları değerlendirebiliyor. Bu adımlar birbirine bağlandığında, bir eylem diğerini otomatik olarak başlatabilir. Ancak hedefler, bağlam veya kararlar arasındaki bağlantılar iyi tasarlanmadıysa bir iş akışı talimatlarını uygulasa bile kötü sonuçlar verebilir.
Örneğin bir sistem, bir teklife yanıt verme olasılığı yüksek kişileri hedeflerken işletmenin zaman içinde geliştirmek istediği müşterileri gözden kaçırabilir. Bir içerik ajanı, markanın yönüyle uyuşmayan biçimde tıklamaları artırmaya çalışabilir. Performansı değerlendiren bir sistem de daha geniş iş hedefini yansıtmayan bir ölçüte dayanarak değişiklik önerebilir. Aiello, bu sonuçların AI’nın talimatları yerine getirememesinden değil, sistemin nasıl kurulduğundan kaynaklanabileceğini belirtiyor.
Şirketler, uzmanlaşmış iş yazılımlarıyla benzer bir sorun yaşadı. Ekipler çoğu zaman ayrı platformları birbirine bağlamak, çelişen bilgileri uzlaştırmak ve sistemler arasında bağlam aktarmak zorunda kaldı. AI ajanlarının yaygınlaşması; farklı veriler, talimatlar ve hedeflerle çalışan ajanlarla bu koordinasyon sorununu yeniden yaratabilir.
Aiello, şirketlerin ajanların nerede bağımsız hareket edebileceğine, nerede izlemenin yeterli olduğuna ve ne zaman bir kişinin sürece katılması gerektiğine karar vermesini öneriyor. Uygun düzey, iş akışına ve kararın sonuçlarına göre değişebilir. AI modelleri hızla değişip yaygınlaştıkça, Aiello’ya göre bir kuruluşun operasyonları, müşterileri ve hedefleri hakkındaki bilgisi, belirli bir modele erişimden daha zor taklit edilebilir.
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.