Yapay zekâ için “kurumsal bir beyin” kuran şirketler çoğu zaman kurum içi belgeleri, bilgi tabanlarını ve yapılandırılmış verileri birbirine bağlıyor; ancak müşteriler, çalışma arkadaşları ve iş adaylarıyla yapılan konuşmalardaki bilgileri gözden kaçırıyor. Belgeler politikaları anlatıyor, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) kayıtları sonuçları gösteriyor; konuşmalar ise bir şeyin neden olduğunu açıklayan bağlamı sağlayabiliyor.
Örneğin, iş sistemleri bir anlaşmanın durduğunu veya bir adayın teklifi reddettiğini gösterebilir, ancak kararın arkasındaki etkeni kaydetmeyebilir. Kaynak, sesli ve yazılı etkileşimleri analiz etmenin bu boşluğu doldurabileceğini savunuyor; ancak konuşmaları kaydedip ham dökümleri depolamak, bağlamı tek başına kullanışlı hâle getirmiyor.
Yazı üç operasyonel öncelik tanımlıyor: konuşmalardan elde edilen içgörüleri CRM araçları gibi mevcut sistemlerle eşitlemek, bulguları harekete geçebilecek ekiplere iletmek ve önemli kararlarda son sözü insan değerlendirmesine bırakmak. Örneğin, satış görüşmelerinde fiyatlandırmaya ilişkin gelen geri bildirim ürün stratejisine ve pazarlamaya yön verebilir.
Konuşmalardan elde edilen ilgili içgörüleri bölümler arasında paylaşmak, ekiplerin ürün geri bildirimlerine veya hesap risklerine yanıt vermesine de yardımcı olabilir. Makale, olası yüksek işlem maliyetlerini ve çalışanların izlenme kaygılarını gerekçe göstererek kurum içindeki her etkileşimi kaydetmeye çalışılmaması konusunda uyarıyor. Müşteriye dönük satış görüşmeleri, kritik destek etkileşimleri ve önemli işe alım görüşmeleri gibi yüksek değerli iş akışlarına odaklanılmasını; analizlerin de pazar eğilimlerini, ürün geri bildirimlerini ve operasyonel engelleri ele almasını öneriyor.
Makale, kurumsal yapay zekânın yalnızca belge kütüphanelerine dayanmak yerine yapılandırılmış iş verilerinin yanında konuşma bağlamına da ihtiyaç duyduğu sonucuna varıyor. Yazı, Ludovic Rateau imzasıyla TechRadar Pro Perspectives'te yayımlandı.
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.