AB, birçok yüksek riskli yapay zekâ sisteminin uygulama takvimini Aralık 2027’ye, yapay zekâ özellikli bazı ürünlerinkini ise Ağustos 2028’e erteledi. Ancak TechRadar yazarı ve Wipro Küresel Gizlilik ve Yapay Zekâ Yönetişimi Sorumlusu Ivana Bartoletti’ye göre, Article 50 kapsamındaki şeffaflık yükümlülükleri uygulanmaya başladı.
Bartoletti, kuruluşların ek süreyi uyum tarihlerine kadar beklemek yerine kalıcı yapay zekâ yönetimi ve denetimi kapasitesi oluşturmak için kullanması gerektiğini savunuyor. Yapay zekâ araçları işletmelerde yaygınlaştıkça bu sistemleri ürünlere, hizmetlere ve süreçlere yerleştikten sonra yönetim ve denetim eklemek zorlaşıyor.
Yazara göre kuruluşlar, mevcut gizlilik, güvenlik, risk yönetimi ve hesap verebilirlik uygulamalarını yapay zekâya uyarlayabilir. Modellerin amaçlanan bağlamlarda güvenilir olup olmadığını, insanların çıktılara itiraz edip edemediğini ve otomatik süreçlerin grupları dezavantajlı duruma düşürüp düşürmediğini de değerlendirmeliler. Satın alınan yapay zekâ için veri işleme, model ve hizmet değişiklikleri, olaylara müdahale, şeffaflık yükümlülüklerine destek ve tedarikçilerin sunabileceği kanıtlar incelenmeli.
Makale, yapay zekâ yönetimi ve denetimini teknolojik egemenlikle de ilişkilendiriyor. Bartoletti, bilişim altyapısı ve tedarik zincirleri üzerinde tam denetimin çoğu kuruluşun erişemeyeceği bir hedef olduğunu belirtiyor. Daha gerçekçi hedef, önemli bağımlılıkları anlamak ve tek bir tedarikçiye, bulut sağlayıcısına ya da modele bağlı kalmaktan kaçınmak. Açık kaynaklı modeller kod üzerinde şeffaflığı ve denetimi artırabilir; ancak dış bilişim kapasitesine bağımlılığı ortadan kaldırmaz.
Bartoletti, kuruluşların dayanıklılığı ve verilerin hassasiyetini teknoloji kararlarının başından itibaren dikkate almasını öneriyor. Kaynak yazı, uzatılan takvimi hazırlık fırsatı olarak sunarken şeffaflık yükümlülüklerinin yürürlükte olduğunu vurguluyor.
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.